Ara 05
Baba öfkeyle bağırıyordu: “Rezalet! Kepazelik! Okulda iyice sermişsin. Hiç çalışmıyorsun.”
-”Ama baba, o kadar çok ders yığılıyor ki, başarmak imkânsız.”
-”Ne demen imkânsız?”Ben Türkçede imkânsız diye bir kelime bilmiyorum.”
Babasının bu sözü üzerine, oğlu odadan çıktı. Banyodan dişmacunu tüpünü alıp döndü, tüpü masanın üzerine sıkıp boşalttı. Sonra seslendi:
-”Haydi bakalım, doldur şimdi bu macunu tüpe!”
Posted in Okul Fıkraları | No Comments »
Ara 05
Öğretmen uzun uzun proteinler, karbonhidratlar, yağlı maddeler konusunda bilgiler verdi, insanların beslenmesi ile ilgili açıklamalar yaptı… Sonunda bir soru sordu.
-”Siz bana, insan için en önemli olacak gıdalardan üçünü sayabilir misiniz.�”
Arkalarından bir öğrenci seslendi:
-”Sabah kahvaltısı, öğle yemeği, akşam yemeği efendim.”
Posted in Okul Fıkraları | No Comments »
Ara 05
Öğretmen coğrafya dersini sona erdirmişti ki, bir çocuk parmak kaldırarak sordu:
-”Sahi, dünyamız günün birinde yok mu olacak, öğretmenim?”
-”Evet, çocuğum.”
Öğrenci bir an düşündü: “Peki, uçmakta olan uçaklar o zaman nereye inecekler.”
Posted in Okul Fıkraları | No Comments »
Ara 05
Bir müzayede tellâlının oğlu o akşam okuldan dönünce babasıma hesaptan sıfır aldığını söyledi.
- Öğretmen bana 2 kere 12�nin kaç yaptığını sordu ve benim verdiğim rakamı reddetti.� Diye izah etti.
Baba sordu: “Peki, sen 2 kere 12 kaç eder demiştin?”
-”Yirmi iki ama öğretmen kabul etmedi.”
-”O zaman 23 deseydin!”
-”Tam diyecektim ki arkadaş, benim ağzımı açmama vakit bırakmadan 24 diyiverdi. Neticede, onun rakamını kabul ettiler tabii.”
Posted in Okul Fıkraları | No Comments »
Ara 05
Profesör, erkek beyninin, kadın beyninden aşağı yukarı yüz gram daha ağır olduğunu açıkladıktan sonra, kız öğrenciye bu farkın ne anlama geldiğini sordu. Doktor adayı genç kız güldü.
-”Beyinler arası farklılaşmada esas olan miktar değil, kalite farkıdır hocam…”
Posted in Okul Fıkraları | No Comments »