Archive for the ‘Politika Fıkraları’ Category

Ara 09

Fahrettin Kerim Gökay, İstanbul Belediye Başkanlığı zamanında fırınları geziyormuş. Kendisine, ağzı oldukça bozuk bir fırıncı pasta ikram etmiş. Fahrettin Bey, şöyle bir tadına bakmış ve sormuş,
“Hımmm! Çok güzelmiş, ne kattın buna?”
Fırıncı gülümseyerek yanıtlamış
“Sana koydum efendim!”
Fahrettin Bey, bu söz üzerine pastadan bir lokma daha almış ve devam etmiş:
“Ben de bütün fırıncılara söyleyeyim de, hepsi Sana koysunlar”

Ara 09

Güneydoğu da 15 yıl süren çatışmalı ortam; doğrusuyla, düzmecesiyle, abartısıyla binlerce hikayeye kaynaklık etmiştir. İşte bu binlerce hikayeden biri de şöyle rivayet edilir:
-Bir TV kanalında bir PKK itirafçısı geçmişini anlatmaktadır. Muhabir: “Anlat bakalım, yasadışı-bölücü-terör örgütü ile nasıl tanıştın?”
-İtirafçı başlar anlatmaya: Bir gece PKK lılar bizim köye gelmişler. Birden kapı vurulmuş taak taak takk.. Açmışız biz de. Bakmışım ki anarşitler. Bana demiştir ki; bize yemek vereceksin, ekmek, su vereceksin, yardım edeceksen yataklık edeceksen yani ha! Yook demişim, olmaz demişim, siz hayınsınız, anarşitsiniz, bölücüsünüz, size ekmek su yok.. O zamaan anayı vururuk demişlerdir. Yine benden yardım yok… Anayı vurmuşlardır. Sonra gene gelmişlerdir anarşitler, demişlerdir bize yardım edeceksin, ekmek, su… Demişim yok… Babayı da vurmuşlardır. Ertesi gün gene gelmişlerdir… Bize yardım, yoksa karıyı vururuk, yok demişim, karı da gitmiştir. Sonra çocuklar… Herkes ölmüştür. Ben evde bir başıma düşünürem bir gece… Yine kapı çalmıştır… Takkk takkk takkk!. Açmışım kapıyı, onlar! Demişlerdir ki bize yardım edeceksin, ekmek su vereceksen… Ben demişim, size yardım yok, siz hayınsınız… Bana demişler ki; yoksa seni vururuk…! Biraz düşünmüşüm, bana mantıklı gelmiştir, kabul etmişim… İşte böyledir…

Ara 09

Adamın biri yaklaşan seçimlerde milletvekilliğine aday olmak için bir partiye başvurur.partiden gelen yazıda kendisini daha iyi tanıyabilmek için partinin başkanının evine yemeğe geleceği bildirilir.Adam hemen hazırlıklara başlar.evdeki papağanınada tembihlemeyi ihmal etmez,akşama partinin genel başkanı misafirim bizim partiyi biraz öv der. neyse akşam yemeğe oturulur .yemekler yenir söz siyasete gelir,işler yolundadır,lakin geveze papağan başlar rakip partiden övgü ile söz etmeye sizin parti dandik falanca parti iyi sizden daha iyi falan.bakarki genel başkan adamın papağanı rakip partiyi övüyor kusura bakmayın der,papağanınız bile diğer partiyi övüyor onun için sizi aday gösteremeyiz der çıkar gider.adam kızgınlığından yakalar papağanı doğru bahçedeki tavuk kümesine tavukların arasına atar.sabah olur.kümeste bir horoz olanca gücünle öter,kümesin kapısını açar ve sırayla bütün tavukları halleder,kümeste tavuk kaldımı diye eğilir içeri bakar,birde ne görsün tavuğa benzer kırmızılı yeşilli rengarenk bir şey kafasını uzatmış kendisine bakıyor,gel gel der geç bakalım sıraya,papağan şöyle bir silkinir,ulan yavşak der biz buraya orospuluktan gelmedik siyasetten geldik der…

Ara 09

Amerikalı bir hükümet yetkilisi Şili deki darbenin hemen sonrasında ülke hapishanelerini incelemek için Şili ye gitmiş. Herhangi bir hapishanede bir süre inceleme yapan yetkili infaz yerlerini merak etmiş ve hep birlikte hapishanenin mahzenine inmişler. İner inmez çığlıklar duyan misafir yetkili görevlilere bunun nedenini sormuş. Görevliler de ölüm cezalarını uyguladıklarını söylemiş. Amerikalı yetkili, kendi ülkelerinde elektrikli sandalye kullandıklarını, bu konuyu daha kolay hallettiklerini söylemiş, aynı uygulamayı yapabileceklerini uyarıcı bir dille ifade etmiş. Hapishane görevlisi Efendim, biz de elektrik kullanıyoruz ama elektrikler kesik olduğu için şimdilik mumla idare ediyoruz demiş.

Ara 09

Sakıp Sabancı ya bir gün demişler ki:
- “Ağa bu dünyada her şey güllük gülistanlık nereye baksak her tarafta senin şirketlerini ve fabrikalarını görüyoruz (MarSA,YünSa,LasSA,ToyotaSA)”
- “Burada işin iş. Ya diğer tarafta ne olacak, orada ne yapacaksın, nasıl kurtulacaksın zebanilerden?”
Sakıp Ağa gülerek cevap vermiş:
- “Öte yanda da işimizi sağlama aldık. Bir tarafımızda iSA, diğer tarafımızda muSA”